Bugün Bilim ve Felsefe Hakkında Neyden Bahsediyorsak Ona Borçluyuz: Aristoteles Aslında Kimdir, Neyi Savunur?

Günümüz dünyasında bilim sayısalcıların işi, felsefe ise sözelcilerin alanı olarak kabul edildiği için sanki bu iki alan birbirinden bağımsızmış gib düşünüyoruz ancak şöyle alıcı bir gözle incelediğimiz zaman aslında bu ikisinin birbirinden beslendiklerini görürüz. Günümüzden binlerce yıl önce yaşamış Antik Yunan filozofu Aristoteles de bunu görmüş ve bu yönde çalışmalar yapmıştı.

Aristoteles, hocası Platon öldükten sonra kendi okulunu açtı ve burada sayısız öğrenci yetiştirdi. Ancak öldükten bir süre sonra unutuldu ve el yazmaları kitaplaştırılana kadar da yok sayıldı. Neyse ki eserleri günümüze kadar geldi ve bu sayede bilim ve felsefe konuları bu kadar gelişebildi. En iyisi gelin Aristoteles kimdir yakından bakarak eserlerini, felsefesini ve neyi savunduğunu görelim.

Hocasına başkaldıran bir öğrenci: Aristoteles kimdir?

Aristoteles, milattan önce 384 yılında Antik Yunanistan’ın kuzeyinde yer alan Stagire bölgesinde dünyaya geldi. Hem annesi hem de babası dönemin geleneksel tıp alanında çalışıyordu. Hatta babası Nicomachus, dönemin Makedonya Kralı III. Amyntus’un saray doktoru olarak görev yapıyordu. 

Genç bir yaşta ailesini kaybeden Aristoteles, henüz 17 yaşındayken Platon Okulu’una kaydolmak üzere Atina’ya gitti. Okulda hem öğrenci hem de öğretmen oldu. Burada tam 20 yıl geçiren Aristoteles, hocası Platon ile sonu gelmez tartışmaların içine girdi. Çünkü zaten felsefe dediğimiz şey tam olarak böyle bir şeydir. 

Büyük İskender’e bir dönem hocalık yapan Aristoteles, kendi okulunu kurdu:

Platon, milattan önce 347 yılında hayatını kaybedince okulun yönetimi yeğeni Speusippus’a geçti. Bunun üzerine Aristoteles hem okuldan hem de Atina’dan ayrıldı. Tam beş yıl boyunca Ege kıyılarında öğrencilerinin evlerine konuk olarak deniz biyolojisi üzerine çalışmalar yürüttü. Bu dönemde eşi Pythias ile evlendi. 

Milattan önce 342 yılında dönemin kralı II. Philip tarafından oğluna ders vermesi için Makedonya’ya çağrıldı. Bu küçük çocuk ileride tarihe Büyük İskender olarak geçecekti. Aralarında tam olarak neler yaşandı bilinmiyor ancak Aristoteles, milattan önce 335 yılında Atina’ya geri döndü.

Atina’ya dönen Aristoteles, burada şehrin dışındaki bir bölge olan Lyceum’da bir yer kiralayarak kendi okulunu kurdu. Antik Yunanistan’ın dört bir yanından öğrencilerin katıldığı bu okul aynı zamanda dünyanın ilk büyük kütüphanelerinden bir tanesine dönüştü. Çünkü Aristoteles’in felsefesinin en önemli parçası, başkalarının yazılarını incelemektir. 

Aristoteles, kendi halinde bir adam olarak hayatını kaybetti:

Büyük İskender milattan önce 323 yılında ölünce Aristoteles Atina’dan ayrıldı. Milattan önce 322 yılına geldiğimizde de sindirim sorunları nedeniyle hayatını kaybetti ve yakın zaman önce ölen eşinin yanına gömüldü. Son günlerinde oğlunun da annesi olan köle ile ilişkisi vardı. Geride bıraktığı okulu ise öğrenci tarafından devralındı. 

Yüzlerce yıl boyunca Aristoteles unutuldu:

Lyceum’da bulunan Aristoteles okulu, o öldükten sonra öğrencileri tarafından yönetilmeye devam etti ancak Antik Yunan dönemindeki okullar kurucusunun felsefesine göre yürüdüğü için Aristoteles’in ölümü sonrası diğer okullar ile olan rekabete pek dayanamadı. Aristoteles adı ise neredeyse tarihten silindi. 

Tarihçi Strabon’a göre milattan önce 1. yüzyılda yeniden keşfedilene kadar Aristoteles’in eserleri Ege kıyılarında yer alan küflü bir mahzende çürümeye bırakılmıştı. Bunların tek kopya olmadığını ve eserlerin farklı okullarda okunmaya devam ettiğini düşünenler de var ancak yine de ilk el yazmalarının yüzlerce yıl boyunca bir köşede kaderine terk edildiğini kabul etmek gerekiyor. 

Aristoteles eserleri, aslında onun tarafından kaleme alınmış kitaplar değildir:

Antik Yunan dönemindeki okullar aslında tam olarak bildiğimiz okullar gibi değildi. Bir öğretmen ortaya çıkar ve öğrencilerle konuşarak bir tür tartışma ortamı içerisinde dersler verirdi. Bu nedenle bugün Aristoteles’in eserleri olarak adlandırdığımız kitaplar aslında okunması için yazılmış metinler değil, Aristoteles’in hazırladığı ders notlarıydı. 

Aristoteles’in bu tür ders notlarından oluşan 200 eseri olduğu tahmin ediliyor ancak bunların yalnızca 31 tanesi günümüze kadar gelmiştir. Bunlar daha sonra Organon, Metafizik, Retorik ve Poetika olarak dört kategori altında toplanmıştır. 

Aristoteles neyi savunur sorusunun yanıtı, dört temel eserinin içinde gizli: 

  • Organon
  • Metafizik
  • Retorik
  • Poetika 

Organon

Latince enstrüman anlamına gelen Organon, Aristoteles’in analitik olarak adlandırdığı mantık çalışmalarının milattan önce 40 yılında Rodoslu Andronicus tarafından düzenlendiği eserdir. Kategoriler, Yorum Üzerine, Önceki Analitikler, Sonraki Analitikler, Konular, Sofistik Çürümeler Üzerine olmak üzere altı bölümden oluşur. ‘Tüm insanlar ölümlüdür, tüm Yunanlılar insandır, dolayısıyla tüm Yunanlılar ölümlüdür.’ gibi akıl yürütmeleri içerir.

Metafizik

Daha önce buradaki yazımızda tüm detaylarıyla anlattığımız gibi Aristoteles’in Metafizik eseri, fiziğin ötesindeki varoluşun doğasını inceler. Aristoteles’e göre metafizik ilk felsefedir ve varlık olarak varlığı inceler. Eser; tanrının varlığı, nedensellik, biçim, madde gibi konular üzerine düşünceler içerir.

Retorik

Aristoteles tarafından ‘herhangi bir durumda var olan ikna araçlarını gözlemleme becerisi’ olarak tanımlanan retorik, üç ana yöntem üzerinden Retorik adlı eserde anlatılır. Bu yöntemler; etik, duygusal ve mantıktır. Retoriği konuşma biçiminde törensel, adli ve müzakereci olarak üç türe ayıran Aristoteles, bu nedenle retoriğin babası olarak da anılır.

Poetika 

Aristoteles’in milattan önce 330 yılında yazdığı düşünülen notlardan oluşan Poetika adlı eser, günümüze kadar gelen en eski eseri olarak kabul edilir. Platon’un şiir anlayışına bir eleştiri olarak yazılan bu eserde, ahlaken şüpheli olduğu için şiirin toplumda çıkarılması gerektiği söylenir. Aristoteles, şiir ve tiyatronun duyguları faydalı bir şekilde arındırdığını savunur. 

Aristoteles felsefesi yüzyıllar sonra yeniden canlandı:

Rodoslu Andronicus tarafından düzenlenen ve kategorilendirilen Aristoteles’in eserleri, Bizans’ta okunmaya devam etti. En büyük İslam filozoflarından olan İbn-i Sina, İbn-i Rüşd gibi isimler ve Maimonides gibi bilim insanları, Aristoteles’in eserleri üzerine derin okumalar yaptılar. 

Albertus Magnus ve Thomas Aquinas gibi isimler Aristotelesçi düşünceler ile Katolik felsefesini şekillendirdiler. Daha sonra pek çok düşüncesi çürütülmüş olsa da Aristoteles; mantık, estetik, siyaset, etik gibi alanlarda yaptığı çalışmalar sayesinde bilimin ve felsefenin başlangıcı olarak karşımıza çıkmaya devam ediyor. 

Antik Yunan’da yaşamış tarihin en büyük filozoflarından Aristoteles kimdir sorusunu yanıtlayarak eserleri ve felsefesi hakkındaki önemli detayları paylaştık. Binlerce yıl öncesinden günümüze ışık tutan böyle bir adama saygı duymamak elde değil. 

Kaynak: History

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx