Yabancı ülkelerden gelen aramalara dikkat: Kredi kartı bilgileriniz çalınabilir  

Son günlerde dünyanın pek çok yerinden farklı alan kodlarıyla WhatsApp üzerinden yapılan aramalar dolandırıcıların yeni yöntemi oldu.

Türkiye’de yaygınlaşan ve birçok kişinin telefonuna gelen bu aramalara cevap verildiği takdirde neler olacağını anlatan Bilişim Uzmanı Alev Akkoyunlu, “İletişim devam ettiğinde, karşıdaki kişinin iş olanakları gibi cazip fikir ve tekliflerle geldiğini görüyoruz. Bu kapsamda yaptığınız bir iş karşılığında kazanç sağlayacağınız vaadi ile kredi kartı bilgileriniz isteniyor. Kartınızın aktif olup olmadığını kontrol etmek amacıyla işlem yaptığınız durumlar için üç beş dolar para kartınıza gönderiliyor. Ardından, kartınızla yüklü miktarda alışveriş yapıp sizi dolandırabiliyorlar” dedi.

Son birkaç haftadır çoğunlukla Senegal, Nijerya, Filipinler gibi ülkelerden olmak üzere Türkiye’deki birçok kişiye WhatsApp üzerinden arama ve mesaj gelmeye başladı. Bilişim uzmanı Alev Akkoyunlu, aramaların sebepleri, son zamanlarda sıklaşma nedenleri, ne amaca hizmet ettiği gibi merak edilen konularla ilgili uyarılarda bulundu.

‘GENELLİKLE DOLANDIRMA AMAÇLI OLUYOR’

Aramalardan kendisinin de muzdarip olduğunu belirten Akkoyunlu, “Son birkaç haftadan beri birçok insana bu arama ve mesajlar geliyor. Muhtemelen bir veri sızıntısı söz konusu oldu. Cep telefon numaralarımız başkaları tarafından ele geçirilmiş olduğu için üst üste bu şekilde arama ya da mesaj alıyor olabiliriz. Sadece Türkiyede bu durumun olduğunu düşünmüyorum; dünya genelinde birçok kişi bu tarz arama ve mesajlar alıyor. Yabancılardan gelen bu aramalar genellikle dolandırma amaçlı oluyor. Beni arayan numaralara baktığımda aramaların Senegal, Nijerya, Filipinler gibi benimle alakası olmayan yerlerden geldiğini görüyorum. Aramaların yapıldığı numaralarda, genellikle albenili ve ilgi çekici birinin profil fotoğrafı kullanılıyor.  Sizi arayan ya da mesaj atan bir erkek olsa bile bu kişi, aramaya ve mesaja geri dönmenizi sağlamak için güzel bir kadının resmini kullanabiliyor. Diyalog devam ettirildiğinde ise karşıdaki kişinin iş olanakları, cazip fikir ve tekliflerle geldiğini görüyoruz. Bugün sadece İngilizce değil bazı çeviri uygulamaları kullanarak Türkçe mesajlar da atıldığını söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.

‘ÜÇ BEŞ DOLAR PARA GÖNDERİLİYOR’

Akkoyunlu, aramaları açan ya da mesajlara cevap veren kişilerin sonrasında nelerle karşılaşacağını da şöyle özetledi:

“Diyaloğun devamında size bir ödeme yapılacak vaadi ile kredi kartı bilgileriniz isteniyor. Bugün, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada ekonomik bir kriz var; birçok kişi kolay yoldan ve hızlı şekilde para kazanmak istiyor. Belirli bir iş ve uğraş karşılığında kazanç sağlayacağınız vaadi verildiğinde ise bu fikir bazı kişilere cazip gelebiliyor. Kredi kartı bilgileriniz verildikten sonra kartınızın aktif olup olmadığını kontrol etmek amacıyla işlem yaptığınız durumlar için üç beş dolar para gönderiliyor. Kontrol yapıldıktan sonra kartınızla, 3D ile alışveriş yapılamayan bir yerden yüklü miktarda alışveriş yapıp sizi dolandırabiliyorlar.”

‘VERİLER BAŞKALARININ ELİNE GEÇEBİLİR’

Son zamanlarda aramaların bu denli artması, kişisel verilerin korunup, korunmadığına dair soru işaretlerini de ortaya çıkardı. Verilerin birçok şekilde sızabileceğini söyleyen Akkoyunlu, Kişisel Verilerin Korunma Kanununa göre birçok kurumun verilerini koruması ve verinin içerden dışarıya sızıntısını engellemesi gerektiğini ancak bunu yapamayan kurumlar olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Verileriniz, bir form ve dosyanın ele geçirilmesi ile çalınmış olabilir. Siz çok iyi önlemler almış olsanız dahi çalıştığınız kurum o önlemleri almamış, bu yüzden herhangi bir sunucu üzerinde veri tabanında sızıntı yaşanmış olabilir, ya da bile isteye verileriniz alıp kasti bir şekilde kullanılması için üçüncü gruplara satan kişiler olabilir. Zamanında; bir market çalışanının, market için doldurulan form bilgilerini alıp bir sigorta şirketine satma teşebbüsü ile karşılaşmıştık. Bu tarz durumlarda spesifik olarak şuradan gerçekleşen bir sızıntı diyerek aramaların sebeplerini bir duruma bağlamak olmaz. Verilerin çok farklı yol ve yöntemlerle başka kişilerin eline geçmiş olma olasılığı çok yüksek.”

‘BİREYSEL ÖNLEM ALMAK GEREKİYOR’

Yabancı ülkelerden gelen bu aramaların, kısmi olarak oltalama denilebilecek bir dolandırıcılık yöntemi olduğuna işaret eden Akkoyunlu, “Bugün, dış aramaların hepsi kapatılabilir ama yurt dışında arama yapması gereken ve iletişimlerini bu şekilde sağlayan birçok kişi de var. Örneğin ben, İngiltere’de yaşayan kız kardeşimle görüşmelerimizi WhatsApp üzerinden yapıyorum. Bu yüzden regülasyon yapılıp bir kanun ile hattın veya dışarıdan gelen aramaları tamamen kapatılması sağlıklı bir yöntem olmamakla olası bir durum da değil. Bu durumda, bireysel önlem almak ve bireysel bilinç oluşturmak gerekiyor. Her ne kadar sadece bu yeterli değil desek bile bunu yapmaya mecburuz çünkü bugün dış aramaların tamamen kapatılması çok mümkün değil” dedi.

‘CAZİP BİR PARA KAZANMA TEKLİFİ YAPILIYOR’

Aramalara karşı bireysel önlem alınmasının çok önemli olduğunu söyleyen Akkoyunlu, konuyla ilgili şu önerilerde bulundu:

“Öncelikle tanımadığımız, bilmediğimiz kişilerden gelen aramaları kabul etmeyip, mesajlara cevap vermeyelim. Rehberimizde olmayan hatta tanıdığımız kişilerden dahi gelen mesajlara dikkat edelim. Günümüzde, sosyal mecralarımız çalınabiliyor bu yüzden rehberimizde olan kişilerin dahi bu amaçla mesaj atma durumları olabilir. Bankalardan gelen link, işlem bilgileri, şifrelerinizi güncelleyin gibi mesajlar aldığınızda mutlaka 2 kere düşünüp öyle hareket etmeniz gerekiyor. Özellikle WhatsApp üzerinden gelen arama, çağrı ve mesajlardaki asıl amaç, bizi inanamayacağımız derecede cazip bir iş, para kazanma teklifi ile ele geçirmektir. Birisi ile bu tarz bir diyaloğun içine girdiğinizde mutlaka 2 kere düşünmeli ve kredi kartı, banka, kişisel verilerinizi paylaşmamamız gerekiyor. Sizi bu şekilde arayan, üst üste rahatsız eden kişileri uygulama üzerinden engelleyebilirsiniz. Ayrıca haber mecraları çok önemli bir rol oynuyor; bu tarz dolandırılma yöntemleri olduğu ne kadar çok ifşa edilir ve bilinçlendirilirse o kadar önüne geçinilebilir olur.” (DHA)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx